KÖTÜ+ZEKİ+KARİZMA+DAYI:
Boris Zaharyas ve Lee Lim
Yeniden Filinta'ya başlayıp Boris Zaharyas'ı izlemenin o müthiş zevkine varınca Lee Lim amcayı hatırlamış bulundum. Lee Lim amcayı izleyince Boris Zaharyas gibi bir karaktere bir kez daha rastladığımı düşünmüştüm. 2020 yılında. Boris Zaharyas dehşet bir karakter olarak karakterler tarihine yazılmışken.
Madem Boris Zaharyas'ı izlemeye başladık ve madem Lee Lim'i hatırladık, o hâlde onları biraz övelim, diyerekten bu yazıyı yazmaya giriştik. (Tek kişi: ben)
Öncelikle Boris ve öncelikle Filinta'nın ilk sezonu... Aman Filinta Mustafa'yı zeki gösterelim cart curt Hz. Yusuf dizisinde Hz. Yusuf'un zekasını göstermek için konan elbise sorunu gibi sahneler (abarttım, evet) varken esas dehanın Boris Zaharyas'ta toplanması... İnsanoğlunun aptallık gücünü hafife almaması gerektiğini bilmesi ama kendisinin bizzat yapmadığı her işi görevi alanların mahvetmesi ve Boris Zaharyas'ın o zor durumları bile lehine çeviren zekası... Türk dizi tarihinin en dehşet kötü karakteri. İzlerken haz alınacak o karakter. Serhat Tutumluer'e böyle bir karaktere müthiş bir hayat verdiğinden çok büyük teşekkür.
Ortaokula giderken de lisansüstü takılırken de yine ve yine bana aynı hazzı veren tek Türk dizi karakteridir Boris Zaharyas. Henüz geçen olmadı. Geçecek olanı da ben yazıyorum da onu da Serhat Tutumluer oynasa dadından yenmez, dadından.😅
Diziyi izleyenler bilir ki Boris'cim Zaharyas'cım bir intikam peşinde koşmakta. İntikam soğuk yenen bir yemektir, sözünü Boris'cim zorunlu olarak "İntikam buzken yenen bir yemektir."e dönüştürmüş olacak ki bir türlü tamamlayamadığı intikam gelip kapısına dayandı. Biz kötü karakterciler baş karakter iyi olduğundan ondan hiç haz etmeyiz, heh işte Filinta Mustafa'ya da her an kıl olma durumu söz konusu bizde. Sevmiyoruz kardeşim, ölür müsün ya. Tabii ki ölmez, çünkü iyiler kazanmak zorundadır (Peh). İşte Boris amcamız da yeğeni olan bu Mustafa'nın dedesi (Boris'in olmaz olsun pederi) , anası ve babası (Boris'in kardeşi) dahil onunla bağı olan birçok kişiyi öldürmüş. Pek tabii hikâyesinden dolayı kötü olması. Çünkü kendi pederinden ömrü boyunca dayak dışında bir şey görmeyip ahırda büyümüş, o günlere gelmiş. Yüksek insanlığa ulaşmamış biri kendisini Boris'in yerine koysa "Onun yaptıklarını ben yapmam." demez, diyemez. Gayet haklı bulur. Ki biz bulduk. Yüksek insan olmak kolay mı? Ciklet değil ki her yerde bulunsun. 😅 Neyse hak verdik Boris'e. Tabii Boris'in yerine kendimizi koysak baltalamadan sonrası bizde yok olur. Çünkü zeka denilen şey... Boris amca öyle bir almış ki kimseye bırakmamış. Hahah.
Neyse Boris amcamız abisini ya da kardeşini öldürdü de yeğenini öldüremedi. Otuz yıl geçti be adam bu çocuğu öldürebil değil mi? Yok. Hâlâ kapısından at arabasıyla geçip and içmeler falan filan. Ama suç Boris amcada değil, suç senaristte. Öldürtmüyor. Çünkü Mustafa iyi. Mustafa masum. Mustafa zeki. Mustafa büyük. Mustafa kocaman. Boris, onun gibi birini öldürebilir mi? Aşk olsun. Bari Payitaht'a geçecekken o son bölümde Boris, Mustafa'yı öldüreydi, ne olurdu sanki, hep iyiler kazanmak zorunda değil. Neyse. Evet Boris'i kurtaramadık. Affedersiniz, biz kimiz ki Boris gibi birini kurtarmak gibi bir şeyi yapabilelim. (O kadar da değil.)
Her neyse işte Lee Lim'i izlerken Boris hissi almıştım. Boris Zaharyas, Lee Lim'i iyi oynardı. Gerçi Lee Lim, Boris kadar zeki değildi sonlarda ama yine de kurduğu plan mükemmeldi. Kusursuz olmaması dışında.
The King Eternal Monarch'ın kötü karakteri olan Lee Lim amcamıza geçelim şimdi de. Kendisine LeeJungJin hayat vermiş. Çok güzel de vermiş bence. Tebrik ederiz. 2016 yılından sonra 2020 yılı K-Dramalar yılı olduğundan hak ettiği değeri gördüğünü çok düşünmüyorum. (Boris de hak ettiği o yüce değeri çok fazla göremedi, ah be.)
Neyse bu amcamızın kötü olmak için herhangi bir sebebi yoktu bence (izleyeli beş yıl olmuş olduğundan unutulmuş da olabilir. Ama sanki babasının takındığı tavır sebebiyle mi veliaht olamaması sebebiyle mi ne beslediği bir kin vardı). Önce kardeşini öldürdü, sonra yeğenini yaraladı. (Devamı spoiler içerir:) Sonra paralel evrene gitti, kardeşini buldu gene öldürdü, kendisini bile öldürdü de kendi evrenine atıp kendisini ölmüş gibi gösterdi. İşte zekasının başlangıç anı. Sonra evrenler arası insan geçişi yaptırdı. Herif bildiğin paralel evrende paralel evren kurdu kendine😅 Böylelikle kendisini düşman ilan eden evrende kendisinin kullanabileceği kişiler var ederek evreni zapt etme planlarını devreye soktu. İmkânlar dahilinde müthiş bir plan. Daha muhteşem olabilirdi aslında da Lee Lim, Boris kadar zeki değildi bence, dediğim gibi. Ama karizma ama kötü ama zeki... Ben bir de buna dayı faktörünü ekliyorum ki karakterimiz bayağı saygıdeğer olsun, haha. Saygıdeğer bir kötü olduğundan dolayı senarist de sağ olsun azıcık LeeGon taraflılığını bırakıp ona da eklemiş bir şeyler. E tabii iyiler kazanır. Mustafa'nın Boris'i öldürmesi gibi LeeGon da LeeLim'i öldürecek, mecburen bir yerlerde LeeLim amcamızın fire vermesi lazım. Verdi. Herif kendisini iki defa öldürdü. (Paralel evrene kaçmış kendisini, henüz paralel evrene kaçmayan kendisini öldürdüğünde neden hâlâ yaşamaya devam ettiğini anlamamış olsam da -çünkü geçmişine dönüp geçmişine geleceğini öldürttüydü- onu biraz daha izleyeceğiz diye dert etmedim.) Kendisini iki defa öldürmesi, senarist hanfendiyi tatmin etmemiş olacak ki (bu arada kendisine Mr. Sunshine dolayısıyla çok saygı duyarım) kötü karakterin ölmesini kendisine bırakmayıp ana karaktere bahşetti. Müthiş. Amcasını yeğeni öldüremedi de yeğeni amcasını öldürmüş oldu.
Bu konudaki düşüncem şu şekilde ki kötü karakter çok karizma çizildiyse ölümü çok basit olmamalı ve başkasının elinden olmamalı. Kötü karakterin kendi kafasına sıkmasını baş karakterin öldürmesine yeğlerim.
Yani Boris kadar dehşet bir karakteri Mustafa'nın sıkıştırıp da öldürmesi.... Yani LeeLim gibi karizma bir karakteri illa LeeGon'un öldürmesi... Eyyy Senaristler. Biz iyileri sevmiyoruz.
Her neyse.
Bu iki karakterimiz birbirine karakterlerinin konumu itibarıyla benziyor. O yüzden olsa gerek ki birini izlerken diğerini hatırladım. Düşündüm.
Boris, kendi ailesini katletti. LeeLim de kendi ağabeylerini, yeğenlerini katletmişti. Katletmek. İkisinin de kanında var. Sonrasında da öldürmekten ve insanları kullanmaktan çekinmiyor ikisi de. İşine yaradığı kadar yaşıyor yanındaki karakterler.
İkisi de yeğenlerine düşman. İkisinin de öldüremediği sadece yeğenleri. Önlerindeki tek engel o. Bir ton uğraş, biri evrenlerarası diğeri devletlerarası. Başarısızlık. Onca uğraş, onca suikast, komplo... Ay aman iyi karakterimiz vurulsa da iki güne iyileşir, çıkar gelir. Her şeyde müthiş başarılı olan bu adamların yeğenlerine karşı başarısızlığı. Onun koruyucusu olan bir senarist var çünkü. Başroller ölmez, tabusu falan.
İki amca da güç için savaşıyor. En güçlü olmak... En güçlü olmalarına ramak kala önlerinde biten engel: yeğenleri. Sen o kadar plan kur, üstelik yıllar süren şekilde olsun, sabret, o günlere gel. Ramak kala mahvolsun. Yılanın başını küçükken ezseydin falan ahaha. Biz de iyice psikopat izleyici olduk. Herhalde Serhat Tutumluer görse Tarık Ünlüoğlu gibi "Testere Necmi'yi sevenler vardı. Herif anasını testereyle doğramış. Adamı seviyorlardı." der. (Serhat Tutumluer versiyonu için bknz: "Boris Zaharyas'ı haklı bulanlar vardı. Herif ailesini baltayla doğramış (uzar gider)... Adamı seviyorlardı.")
İki karakterin de uzun uğraşlardan, müthiş planlardan, stratejik hareketlerden, yıllar, yıllar ve yıllardan sonra öldüremedikleri yeğenleri tarafından öldürülmeleri. (Bu arada Boris'in cesedini görmedik. O da Lara'nın yanına gidip tedavi görüyor olabilir hâlâ. Hâlâ bir yerlerde Boris yaşıyor olabilir ahah.) Nasıl beklenmedik sonlar. Harika.
Meğer ne çok ortak yönünüz varmış. Ne acılar sığdırmışsınız ömrünüze. Ne başarılar ama tek başarısızlık yüzünden yok olmuş başarılar...
Böyle böyle derken bu iki karakteri de neden bu kadar büyük gördüğümü daha iyi anlamış bulundum. Boris Zaharyas'ın Kore'ye yansıması LeeLim. (Yansırken kırılmalar olduğundan LeeLim biraz Boris'in gerisinde tabii)
Allah'tan Lee Lim'de aile gibi bir kavram yok da yeğeni gelip kızına aşık olmuyor. Olsa zaten Boris'in yansıması yerine kopyası olurdu. Allah'tan yok da "hiçbir zayıf noktası olmayan" Boris versiyonu izlemiş olduk. Gerçi Boris olsa her şey daha farklı olabilirdi. Herif baltayla giriştiğinden ölüm kesin olurdu. LeeLim ne yaptı, flütle boğazını deşmeye çalıştı. Kahkaha atarsın. Flüt nerden çıktı, kaç para ulen bir flüt. Bölündüyse iki tane alıp verirdik yani. (Bir flüt yüzünden bu hallere düşmeni kabullenemiyorum.) Neyse bize de dizi çıktı, kötü mü oldu?
Neyse öyle böyle derken Kore versiyonuyla yazmaya başladığım kurgumu Türk versiyonuna çevirince LeeJungJin'den dolayı adını JungJin koyduğum o dehşet karakterim (ki gerçekten dehşettir) Serhat Tutumluer'e ait oldu çıktı. Filinta'yı izlerken Boris'i aynı zamanda o olarak izliyorum. Boris'in karizması bir yana, onun bir yana. JungJin olarak kurduğum karakterin Boris'e şiddetle yakışacak olması beni hayranlığa sürüklüyor. Umarım bir gün şuraya "Boris Zaharyas ve İbrâhim Ömer" yazısı da yazarım. Yağuşuk kalır.
Boris Zaharyas övgüm ve biraz da Lee Lim övgüm bu kadardı. Bir yerde Boris Zaharyas'ın Cemil'den ayırdığı bakışları karşısındakine dikerek "Övgüye ihtiyacım varmış gibi mi görünüyorum?" diye bağırdığını iştir gibi olsam çok sevgili Serhat Tutumluer'e böyle büyük bir karakteri var ettiği için teşekkür ediyorum. (Bi' İbrâhim Ömer meselesi de var da. Onu da oynarsanız çok sevinirim ahah.)
Bitti.
Demeden evvel Noyan'ın da kötü karakter olarak çok güzel yerinin olduğunu söylemek isterim. Yüz ifadeleri, hareketleri, zekası, planları, savaşı falan derken benim için en iyi beş kötü karakter listesine girer. Tuğtekin'e (Tutekin bence) "Hele hele Ataşlı oğlan." deyişi hâlâ unutulmazlarımdan ahaha.
Bitti.
Mükemmel bir yazı. Ellerine sağlık Sultanım <3
YanıtlaSilGüle güle okuyun efenim :)🖤
YanıtlaSilfilinta duymadım yerli dizilere fırsat kalmıyor ama king eternal monarch, kill me heal me, she was pretty ve oh my venüs ile birlikte en sevdiklerimden :) esprili komikli yazını keyifle okuduum :)
YanıtlaSilYaaa Filinta mükemmel bir diziydi. İlk sezonu ama, ikinci sezonu o kadar beğenmedim de Boris sağ olsun renk katıyordu ahah. Yerli dizi ben de pek izlemem, zaten üç dört tane vardır. Çok uzun olunca bunaltıyor😅 Hep Kurtlar Vadisi yüzünden🫠 Oh Mu Venus hariç hepsini izlemişliğim var benim de. Aralarında favorim LeeLim sağ olsun The King. Bunun dışında benim en sevdiklerim The Flower of Evil, Chicago Typewriter, Mouse, Hwarang. Bir ara bunları da yazayım buraya ahaha. Çok teşekkür ederim.🌼
Silblogunun saatini düzeltsen yaaa :)
YanıtlaSilSevda bana yol göstermiyor 🥲 Bir bakıp halledeyim ahah. Tamamdır 🙂↔️
SilKeyifli bir yazı olmuş. Filintayı hiç izlemediğim için o karakteri bilmiyorum. Kore dizisini izlediğim halde yine bahsettiğin karakter çok ilgimi çekmemişti demek, unutmuşum bile o amcayı. 😅 Yerli dizilerde en çarpıcı bulduğum kötü karakter Kim acaba, düşünmem lazım. 😅
YanıtlaSilJohan Liebert kadar kaçık bir kötü karakter görmedim ama şu ana kadar. :))
Ahaha Johan çok ayrı bir seviye yaa. Ben psikopat karakterleri sevdiğim için LeeLim bana çok hitap etmiştir 😅 LeeMinHo sevmeyen biri olaraktan TheKing'i sadece LeeJungJin için izlemiştim, izlediğim ilk ve tek dizisi zaten 😅 Amca yazdım yazıda ama kötüler benim için dayı oluyor, iyiler amca😅 ama kadere bak ki ikisi de amca dizide. Ne yapalım amca yazdık 😅🖤
Sil🖤 𝕭𝖔𝖗𝖎𝖘 𝖅𝖆𝖍𝖆𝖗𝖞𝖆𝖘🖤 kesinlikle böyle bir yazıyı hak ediyor! Ben de yazının yerli yapım kısmına katılıyorum. Zaten ikisini de birlikte izledik ve Boris sama'ya birlikte hayran kaldık. Sonda bir Noyan değinmesinin olması evet yeterli çünkü bizi onun kadar ileri düzeyde sarmamıştı ama kesinlikte hemen akabinde geliyordu. Kore dizisini izlemedim ama ikinci fotosundaki kanlı yüzü çok havalı. Büyük konuşmayayım ama BOF nesli olarak bu yaştan sonra Lee Min Ho mu izlenir anam? Hiçbir kuvvetin bana onu izleteceğini sanmıyorum zaten Kore dizisi izlemiyorum genel olarak.
YanıtlaSil"Eyy senaristler. biz kötü karakter seviyoruz." sözü mükemmeldi :D Şimdilerde saf ergenler mi özellikle bilemedim, herkes kötü karakter sever oldu, senaryoların da artık buna göre yazılıp çizilmesi gerekiyor ilgi, reyting ve para istiyorlarsa.
Serhat Tutumluer'in adını Boris ile öğrendim. Boris'e ahyran kaldım ama Serhat Bey'in başka yapımını hiç izlemedim. Boris'in enerjisiydi beni saran, onun Boris'i oynarkenki performansıydı. Başka yapımı hiç mi ilgi çekmedi lo, niye izlemedik hiç acep? Tabi biz onu favori kötü karakterimiz olarak aldığımızdan ne kendi ne de başkası onu aşabilirdi, belki bu karizma bozulmasın diyeydi bilemiyorum.
Keyifli bir yazıydı, tenks
O kadar uzundu ki yıllar sonra cevap veriyorum ahahah. Yüz yüze verince kayıtlara geçirememişiz. Ben de Lee Min Ho var diye izlemeyecektim de Lee Lim dayım ve Kırılmaz Kılıç abim "En azından bizim için izle." dedikleri için kıramadım ahah. Zaten favori karakterlerim de onlar. Kanlı şeyler sevdiğimiz doğrudur. Psikopatlık...
SilKötü karakter seve seve Ebu Cehil ne kadar karizmaymış yaa, sözleri duyar olduk. Töbeler töbesi bence yazarlar kötüyü kötü yapmalı ki millet hayran olmasın (dedi...)
Ben karakter sevdiğim için oyuncu karakteri zedeler diye başka rolünü izlemiyorum o yüzden yakın zamanda izlediğim Devrim Arabaları dışında bir yapımını izlemedim. Umarım Senarist'ini de izlerim senaristinin ben olduğu eehheh. Duada detay önemli xjjx.
Biz de deriniz 🙂↔️
Sil